Tarih:29 Ocak 2023

Dünyanın en eski 20 şehri

Hindistan’da Varanasi, Mısır’da  Feyyum, Bulgaristan’da Filibe şehirleri en büyük adaylar olarak gösteriliyor. Ama dahası da var… Örneğin Türkiye’den Gaziantep…

Bir yerleşim yerinin “en eski” olarak kabul edilmesi için öncelikle ne zaman “şehir” haline geldiğini bilmek gerek. Akademik çevreler için bu bir tartışma konusu. Ticaretin başlamasını mı yoksa binalaşmayı mı baz alacağız? Dünya üzerinde çok fazla eski yerleşim yeri olsa da bugün modern dünyanın bir parçası olarak hala varlığını sürdüren şehirlerin sayısı oldukça az. Bu az sayıdaki şehrin en eskisi hangisi?

Hindistan’da Varanasi, Mısır’da Feyyum, Bulgaristan’da Filibe şehirleri en büyük adaylar olarak gösteriliyor. Ama dahası da var… Söz gelimi Atina veya Roma’nın antik dönemden beri varlığının devam ettiğini biliyoruz. Daha az bildiklerimiz ise daha çarpıcı…

 

Örneğin Irak’taki Erbil’de yerleşim MÖ 6000’lerde başlamış. İran’da Şuş’ta çıkan antik kalıntılar üzerinde yapılan karbon tarihleme araştırmaları şehrin MÖ 4200’e kadar uzandığını gösteriyor.

Kudüs ve Beyrut’un yerleşim yeri haline geldiği MÖ 3000’lerden daha da önce, MÖ 9000’de, Batı Şeria’daki Eriha’da inşa edilmiş devasa savunma duvarları bulundu. Büyük İskender’in fethinden sonra efsane hükümdarın özel mülkü haline gelen Eriha, Mark Anthony’nin Kleopatra’ya hediyesiydi.

Coğrafyanın en eski şehirlerinden biri Babil, MÖ 7000’de Fenikeliler tarafından kuruldu ve Eriha kadar olmasa da en eski şehirler arasında. Suriye’nin Şam kentinde yapılan çalışmalar şehrin geçmişinin MÖ 9000’e uzandığını gösterse de MÖ 2000’e kadar sürekli bir yerleşim olduğuna dair henüz kanıt bulunamadı.

Ancak Suriye’deki Halep şehri, MÖ 6000’de şehirleşmiş olmasının yanı sıra bu tarihten 5000 yıl öncesine kadar göçebelerin yerel kamplar kurulduğunun ortaya çıkması ile birlikte, MÖ 11.000’den başlayan tarihi ile en eski şehir unvanını eline geçirmiş olabilir. Son iç savaşta 2000 yıldan daha eski hamam ve camilerin yıkılarak harabeye dönüştüğü Halep, dünyanın en eski şehri, bugün toz ve yıkıntıların arasında yaşam mücadelesi veriyor.

Kuzey Amerika ve Okyanusya’da bir bölge olan Avustralasya’da pek çok şehir en eski yerleşim yerine örnek olarak gösterilebilir. Ancak arkeolojik bulguların gösterdiği kanıtlara ihtiyaç var.

Gelin hepsine tek tek bakalım… Bulgularıyla ve kanıtlarıyla keşfedebildiğimiz şehirler arasındaki en eski yerleşim yeri hangisi olabilir?

1) FEYYUM – MISIR

Yunan tarihçiler, bugünkü Mısır’ın Feyyum kentinin adının bir zamanlar Crocodilopolis olduğunu anlatan yazıtlar bıraktılar. Crocodilopolis şehrinin insanları Sobek adı verilen bir timsah tanrıya tapıyorlardı. Tanrıları için altın ve değerli taşlarla süsledikleri tapınakta Petsuchos denilen canlı bir timsah tutuyorlardı. Sobek’e bağlılıklarını göstermek için Petsuchos’a adak sunuyorlardı. Bir Petsuchos öldüğünde yerine yenisi törenlerle getiriliyordu. Tüm bunları timsah saldırısına uğramadan nasıl yapabildikleri bilinmiyor.

Memfis’in güney batısında ve Nil kıyısında MÖ 4000’lerde kurulan Crocodilopolis, Mısırlıların verdiği isimle Şedet, bugünkü Feyyum, muhtemelen bu coğrafyadaki en eski şehir. 6000 yıllık Feyyum da dünyanın en eski ve sürekli yerleşimin bulunduğu tarihi kentlerden biri.

Kent, Lehin ve Hawara piramitlerinin çok yakınında. Günümüzde Feyyum’da birçok büyük hamam, cami ve çarşı bulunuyor. 1903 yılında keşfedilen Balina Vadisi eski dönem deniz canlılarına ışık tutuyor. UNESCO tarafından 2005 yılında Dünya Mirası listesine alınarak açık hava müzesine dönüştürülen Feyyum bölgesinde, uzunluğu yaklaşık 18 metreyi bulan “Basilosaurus” gibi nesli tükenmiş balina fosilleri ve jeolojik değişime uğrayan taş yapılarıyla, ziyaretçilerine eşsiz deneyim sunuyor.

2) VARANASİ – HİNDİSTAN

Mark Twain’in “Efsanelerden bile daha yaşlı” dediği Varanasi’nin MÖ 3000’e uzanan tarihinin yanında, Filibe’nin MÖ 6000’lerde kurulduğunun tespit edilmesi, Bulgaristan’ın bu büyük kentini en eski şehir unvanına daha fazla yaklaştırıyor.

Varanasi, Tanrı Şiva Vishwanat’ın (Varanasi’nin koruyucu tanrısı) şehri olarak bilinir. Hindular ve Budistler için kutsal olan Ganj, Varanasi’nin batı kıyısında yer alır. Bilim insanları şehrin 3000 yaşında olduğuna inanıyor ama efsaneye göre, 5000 yıl önce Hindu tanrısı Şiva tarafından kuruldu. Hindistan’ın Kudüs’ü: Varanasi yazısını okumak için tıklayın.

3) FİLİBE – BULGARİSTAN

Şehirdeki ilk yerleşim MÖ 4000’lere dayanıyor. Bulgaristan’ın en büyük ikinci şehri olan Filibe, Romalıların Trakya’daki en önemli şehirlerindendi. Şehir aynı zamanda, Bulgarlar ve Bizanslılar arasında önemli bir kontrol noktasıydı. Şehir haçlı şövalyelerinin akınları sonucu MS 1344 yılında bir Bulgar şehri haline geldi. Şehir 1364 ve 1885 yılları arasında bir Osmanlı şehriydi. Bugün Filibe çok büyük bir kültür merkezi olma özelliğini devam ettiriyor ve bünyesinde bir çok tarihi kalıntıyı barındırıyor.

4) ERİHA – FİLİSTİN

Eriha, MÖ 9000 yılından beri aralıksız olarak yerleşimin sürdüğü bir şehir. Arkeologların 11,000 yıl öncesinden 20 yerleşimi gün ışığına çıkardığı şehir Ürdün Nehri’nin yanında yer alıyor. Nehrin batı kıyısındaki şehirde günümüzde yaklaşık 20,000 kişi yaşıyor.

5) BİBLOS – LÜBNAN

Biblos, Lübnan’ın Beyrut kentinin kuzeyinde yer alan antik bir Fenike liman kenti. Şu anki Arapça adı Jbail olan kentin tarihi, kesin olarak bilinmemekle birlikte 7000 yıl öncesine kadar uzanıyor. Şehir, bir zamanlar Gubla ve daha sonraları da Gebal olarak anılıyor. Biblos, şehirden papirüs ithal eden Yunanlıların taktığı isim. Şehrin görülecek yerlerinin başında Fenike tapınakları, Biblos kalesi, 12. Yüzyılda Haçlı Seferleri sırasında inşa edilen Vaftizci Yahya kilisesi ve Ortaçağ’dan kalma şehir surları geliyor.

1984 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmış olan kentte antik limanın bir kısmı ve tarihi binalardan Beytul Karmid gibi bazı eserlerin tehdit altında olduğu bildirildi. Turistlerin ilgi odağı haline gelen Biblos, tarihi bir miras olmasının yanı sıra doğal güzelliği ile ayrıca dikkat çekiyor.

6) ŞAM – SURİYE

Milattan önce 4300 yılında kurulduğuna inanılan Şam Suriye’nin başkenti. Aramilerin gelmesiyle önemli bir yerleşim yeri halini alıyor. Şehrin günümüzde de kullandığı su ağının atası olan kanallar ağı onlardan kalma. Büyük İskender tarafından da fethedilen şehir o zamandan sonra Roma, Arap ve Osmanlı hakimiyetine giriyor.

7) HALEP – SURİYE

Tarihi milattan önce 4300 yılına dayanan Halep, milattan önce 800 yılına kadar Hititlerin kontrolünde kalıyor. Şehir daha sonra sırasıyla Asurlular, Yunanlılar ve Perslerin eline geçiyor. Daha sonra Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilen şehir, Bizans ve Arap egemenliğine de giriyor. Haçlı seferlerinde kuşatıldıktan sonra Moğol ve Osmanlı İmparatorluğu şehirde hüküm sürüyor.

8) SUSA – İRAN

Şehirdeki ilk yerleşimler milattan önce 4200’lü yıllara uzanmaktadır. Kent, Asurlular çekilmeden önce Elam İmparatorluğu’nun başkenti idi. Şehrin Pers devleti olan Ahameniş İmparatorluğu tarafından kuşatılması, Eshilos tarafınfan bir trajedi oyunu olarak kaleme alınmıştır. Kentin bugünkü ismi, 65.000 nüfuslu Şuş şehridir.

9) SAYDA – LÜBNAN

Şehirdeki ilk yerleşim milattan önce 4000’li yıllara kadar uzanır. Beyrut’un 40 km güneyinde yer alan Sayda kenti, Fenikelilerin en önemli ve en eski şehridir. Şehir, Fenikelilerin büyük Akdeniz imparatorluğunun en önemli şehirleriydi. Milattan önce 333 yılında şehir Büyük İskender’in eline geçmiştir. Hz. İsa’nın bu şehri ziyaret ettiği söylenilir.

10) GAZİANTEP – TÜRKİYE

Gaziantep’te bulunan bir antik kent Dülük, Türkiye’nin hala yaşanılan en eski kenti. Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan Gaziantep’in tarihi Hititlere kadar uzanıyor. Şehir MÖ 3650 yılında kurulmuş. Bu kentte Bakır Çağı’ndan kalma eserlere ve bilinen en eski matematik işlemlerine rastlanmıştır. Dülük, tarih boyunca sırayla Hititler, Medler, Asurlular, Persler ve Büyük İskender arasında el değiştirip durmuş. Tam olarak ne zaman yapıldığı bilinememekle birlikte 6. Yüzyılda Bizanslılar tarafından onarılan Gaziantep Kalesi şehir merkezinde yer alıyor. Kalenin içinde Roma dönemine ait mozaikler bulunuyor.

11) BEYRUT – LÜBNAN

Şehirdeki ilk yerleşim milattan önce 3000 yıllarına dayanıyor. Beyrut, Lübnan’ın başkenti olmakla birlikte, kültürel idari ve ekonomik olarak da merkezi konumda. Beyrut, 5000 yıllık çok eski bir tarihsel arka plana sahip. Şehirde yapılan kazı çalışmalarında, Fenikeliler’den, Helenler’den, Romalılar’dan ve Osmanlılar’dan kalan tarihi eserler ortaya çıkartılmıştır. Bu tarihi eserler, Lübnan’da yaşanan iç savaştan önce bir çok turisti cezbediyordu.

12) KUDÜS – İSRAİL

Kudüs, Ortadoğu’da bulunan Dünya’nın en eski şehirlerinden. Üç semavi din olan Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam için kutsal olan kent MÖ 2800 yılında kuruluyor. Tarihi boyunca şehir 23 kez kuşatma altına alınıyor, 52 defa saldırıya uğruyor, 44 kere ele geçiriliyor ve 2 kere yok ediliyor.

13) SUR – LÜBNAN

Heredot’un söylediğine göre şehir milattan önce 2750 yılında kuruluyor. Lübnan’ın Akdeniz kıyısında yer alan tarihi liman kenti 1984 yılından beri UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor. Şehrin Roman Hipodromu özellikle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

14) ERBİL – IRAK

Kerkük’ün kuzeyinde bir zamanlar Asurlular, Persler, Sasaniler, Araplar ve Osmanlılar tarafından yönetilen Erbil kenti bulunuyor. İpek Yolu’nun ana duraklarından biri olan Erbil, özellikle 12.-15. Yüzyıllarda önemli bir ticaret merkezi. Yerden 26 metre yükselen antik kalesi halen yerinde duruyor.

15) KERKÜK – IRAK

Yerleşimin milattan önce 2200’de başladığı Kerkük, Bağdat, Erbil, Musul, Süleymaniye ve Tikrit’e olan yakınlığıyla tarih boyunca stratejik bir yer olarak anılır. Asurlular’ın başkenti Arafa’nın üzerine kurulu olan şehirde 5000 yıllık kalenin kalıntıları halen görülebiliyor. Stratejik ve coğrafik önemi nedeniyle şehir, Asur imparatorluğu, Babil ve Med imparatorlukları için adeta bir savaş meydanıydı. Kent günümüzde Irak petrol endüstrisinin ana karargahı.

16) BELH – AFGANİSTAN

Antik Yunan’da Bactra olarak bilinen şehirde ilk yerleşim milattan önce 1500’lerde görülür. Afganistan’ın kuzeyindeki Belh, Araplar tarafından ‘Kentlerin annesi’ olarak tarif edilir. Tarihte önemli bir ticaret merkezi olan şehir, Pers İmparatorluğu döneminde en görkemli günlerini yaşar. Bugünün modern Belh şehti pamuk sektörüne ev sahipliği yapıyor.

17) ATİNA – YUNANİSTAN

Batı uygarlığının beşiği ve demokrasinin doğum yeri olan Atina’nın mirası halen günümüzü şekillendiriyor. Milattan önce 14. Yüzyılda yerleşik hayatın başladığı şehirde Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı anıtları bir arada bulunuyor. Şehir günümüzde Avrupa’nın popüler turistik noktalarından biri.

18) LARNAKA – KIBRIS

Milattan önce 1400 yıllarında kurulan şehir, tarih boyunca çeşitli depremlerden zarar görür. Orta Çağ’da limanı çamurla dolan Larnaka’nın güneyinde kalan deniz kıyısı yeni yerleşim yeri olur. Fenikeliler tarafından ‘Citium’ olarak kurulan Larnaka, palmiye ağaçları ile kaplı olan güzel sahile sahiptir. Arkeolojik siteler ve çok sayıda plajı ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.

19) CADİZ – İSPANYA

Milattan önce 1100 yıllarında ilk yerleşimlerin başladığı şehir, batısının Atlas Okyanusu’na, güneyinin Cebelitarık Boğazı’na, doğusunun ise Akdeniz’e kıyısı var. Cadiz, tarihinde Roma İmparatorluğu, Batı Roma İmparatorluğu, Vizigot Krallığı, Kurtuba Emirliği, Endülüs Emevi Devleti, Emevi Devleti, Kastilya Krallığı ve İspanya Krallığı topraklarına dahil oldu.

20) THEBES – YUNANİSTAN

İlk sakinleri milattan önce 1400 yıllarına uzanan Thebes, Eski Yunan efsanelerine göre Fenikeli Kadmos tarafından kurulur. Tanrıların kralı Zeus boğa kılığına girerek Kadmos’un kız kardeşi Europa’yı kaçırır. Kız kardeşini aramak için yollara düşen Kadmos, Delfi Kahinleri’ne akıl danışır. Kahinler ona yolda karşısına çıkacak olan bir ineğin peşine takılmasını, inek nereye çökerse orada bir kent kurmasını söyler. Onların sözüne uyan Kadmos sonunda Boeotia’ya varır ve orada Thebai Kalesi Kadmeia’yı kurar.

 

 

 

 

ilgili haber kaynağı
Share